Su Ateşi Neden Söndürür?

  Su ateşe değer değmez buharlaşır,suyun buharlaşması ateşi soğutur(Ateşi yükselenlerin vücuduna alkol sürülmesi de buharlaşması yolu ile vücudu soğutmaya yarar).Suyu buharlaştırmak için gereken ısı suyu kaynatmak için gereken ısının 5 katıdır.Buhar haline geçerken suyun hacmi yüzlerce kat artar.Büyük bir su buharı bulutu ateşin etrafını sarar,böylece ateşin hava ile teması kaybolur.Hava olmadan yanma olmaz.Yangını daha iyi söndürmesi için suyun içine barut tozu konur.Barut çabucak yanarak büyük miktarda yanıcı olmayan gaz verir.Yanıcı olmayan gaz bulutu ateşi kaplayarak söndürür.

Bilim ve Teknik-Doç. Dr. Selçuk ALSAN

(yok) Yorum yaz! Baglanti

Buz Saçakları Nasıl Oluşur?

   Bazı şeyleri sık sık görürüz de üzerinde pek düşünmeyiz,buz saçakları da bunlardan biridir.Kış günleri evlerin damlarından buz saçakları sarkar.Peki, bunlar nasıl oluşuyor?Kar erirken mi,donarken mi? Erirken ise su nasıl donuyor? Donarken ise bu donan su nereden geliyor? Sorun pek basit değildir,buz saçakları oluşması için aynı zamanda iki türlü ısı gereklidir:erimek için sıfır üstü ve donmak için sıfır altı.Dam eğimli olduğu için güneş ışınlarını dike yakın olarak alır,damdaki ısı sıfır üstüne ulaşır ve damdaki kar erimeye başlar.Havanın ısısı ise sıfır altı olduğundan damın kenarlarından akan sular donar.Güneş ışınları eğimli olmayan yüzeylere,örneğin toprağa,daha eğik düştüğünden ısıyı sıfırın üzerine yükseltemez,bu nedenle damdaki kar erirken yerdeki kar erimez.Güneş ışınlarının verdiği ısı,düştükleri yüzeyle yaptıkları açının sinüsü ile orantılıdır.Şekilde damdaki kar yerdeki kara göre 2,5 kat daha fazla ısınır,çünkü 60 derece ve 20 derecenin sinüslerinin oranı 2,5 dur. Bu olay yazla kış ve kutupla ekvator arasındaki ısı farklarını da açıklar(bu ısı farklarında ayrıca günün uzunluğu,yani güneşin ısıtabildiği süre de rol oynar).Dünyamız pratik olarak yazın da kışın da güneşten aynı uzaklıktadır.Kutuplarla ekvatorun güneşe olan uzaklığı da eşittir.Fakat kışın yaza göre güneş ışınları dünyaya daha eğimli gelir.Aynı şekilde kutuplara gelen güneş ışınları ekvatora göre daha eğimlidir.

#

(yok) Yorum yaz! Baglanti

Buz Neden Kaygandır?

    Cilalı dümdüz bir döşeme cilasız olandan çok daha kaygandır.Benzer olarak dümdüz bir bu yüzeyinin pürtüklü bir buz yüzeyinden daha çok kaygan olması gerekmez mi? Fakat aksine bir kızak buz üzerinde dümdüz bir buza göre çok daha hızlı gider.Bunun nedeni şudur:Buz düz olduğu için kaygan değildir,basınç altında eridiği için kaygandır.Buz patenlerini düşünelim.Patenlerde vücudumuzun tüm ağırlığı çok küçük bir yüzey tarafından taşınır;böylece cm2 başına düşen ağırlık,yani vücudumuzun buza yaptığı basınç,büyür.Basınç altında kalan buz erir(erime noktası azaldığı için).Örneğin buzun ısısı –5 derece ise ve patenlerin basıncı buzun erime noktasını 6-7 derece alçaltmışsa buz erir.Teorik olarak bilinmektedir ki buzun erime ısısını 1 C derece azaltmak için 130 kg/cm2 basınç gerekir.Patenler bu kadar bir basınç sağlayabilir mi? Eğer patenlerin alt yüzeyine göre hesaplarsanız tabii ki hayır.Fakat gerçekte paten bıçaklarının buza direkt değen yüzeyi çok daha küçüktür.Böylece vücudun ağırlığı altında buz eriyince buz ile patenle arasında ince bir su tabakası oluşu,patenci sürekli olarak bu ince su tabakası üzerinde kayar.Buz,doğada kaygan olan tek şeydir.Diğer maddeler dümdüz olsa da kaygan değildir.Pürtüklü buzun daha kaygan oluşunun nedeni şudur:Kızak veya tabanınız yalnız pürtüklere basar,böylece temas yüzeyi çok küçülür ve basınç o oranda artar(basınç=ağırlık/yüzey).Sıkıştırılan buz veya kar parçaları aynı nedenle birbirine yapışır.Kartopu veya kardan adam yapanlar karı onun için sıkıştırır.Sokaktaki kar,üzerinde yürüne yürüne buz şeklini alır.

#

(yok) Yorum yaz! Baglanti

Çeşitli Ses Deneyleri#

Ses Aynaları

   Dağ,yapı,yüksek duvar,orman vb. gibi yankı oluşturan her engel aslında bir ses aynasıdır.Bir ayna ışığı nasıl yansıtırsa bunlar da sesi öyle yansıtır.Konkav aynalar ışığı nasıl bir noktaya toplarsa konkav ses aynaları da ses için aynı işi yapar.İki çukur tabak ve bir cep saati alarak şu deneyi yapın:Bir tabağı masanın üstüne koyun,saati bu tabağın dibinden birkaç cm yukarıda tutun,diğer tabağı kulağınıza yapıştırın.Bu üç cismin yerini iyi ayarlarsanız,saatin tik taklarını kulağınıza yakın tabaktan geliyormuş gibi duyarsınız.Ortaçağ şatolarında benzer bir yöntemle mermer büstler “konuşturuldu”.Bunun için ya büst,konkav bir ses aynanın odak noktasına konur,ya da duvarın içine gizlenmiş bir konuşma borusu büstte sona ererdi.Kubbeli tavanlar ses borusundan gelen dalgaları büstün dudaklarına yansıtırdı.Tiyatro ve konser salonlarında gereksiz sesleri emecek yüzeyler yaratılarak iyi bir akustik sağlanır.Tiyatrolarda suflörün fısıldadığı yerin tavanı konkav bir ses aynasıdır.Bu sayede ses,seyirciye ulaşmadan sahnede odaklaşır.

    Deniz dibinde yollanan ultrasonik(frekansı 20000 den büyük)ses dalgaları dip derinliğini birkaç saniyede ölçer.Bunun için ultrasonun dibe varıp geri gelmesi için geçen zamanı ölçmek yeterlidir.Gemi bu sırada yoluna devam eder.Eskiden gemiler durur ve dibe ip salarak derinlik ölçerlerdi,bu yöntemle 3 km derinliğin ölçülmesi 45 dakika alıyordu.

----

Çekirge Nerede?

Kulaklarımız bir sesin ne kadar uzaktan geldiğini belirlemede güçlük çekmez,fakat sesin geldiği yönü bazen bulamaz.Örneğin kulaklarımız sağımızdan mı solumuzdan mı ateş edildiğini açıkça belirler.Fakat atış bize dikse önümüzden mi arkamızdan mı ateş edildiğini çoğu kez ayırt edemeyiz.Bir arkadaşınızın gözlerini bağlayıp,onu odanın ortasına oturtun ve başını hiç çevirmemesini söyleyin.Sonra onun tam önünde veya arkasında(onun alnının ortası ile sizden,geçen hayali bir düzlem üzerinde)durun ve iki madeni parayı birbirine vurun.Şimdi sesin nereden geldiğini sorarsanız sizin olduğunuz yön dışında herhangi bir yönü işaret edecektir.Siz bu simetri düzlemini terk eder etmez yerinizi bulur:Çünkü sese yakın kulak,sesi diğerinden önce alacaktır.Aynı nedenle kırda öten bir çekirgenin yerini bulmak zordur.İki adım ötenizde sağınızdan çekirgenin sesini duyarsanız,şimdi başınızı sağa çevirirseniz çekirgenin sesi solunuzdan gelmeye başlar.Çekirge sıçradı sanırsınız,gerçekte ise çekirge yerinden oynamamıştır.Bu “işitme yanılması”(illüzyon)denen olaydır.Başınızı çevirmekle çekirge,başınızı sağlı sollu iki simetrik yarıma ayıran düzlemin üzerine gelmiştir,bu bakımdan artık onun yerini belirlemek zordur.Guguk kuşu,çekirge vb. gibi sesi uzaktan gelen bir hayvanın yerini bulmak istiyorsanız başınızı sesin geldiği yöne değil onun karşıt yönüne çevirin,”kulak kabartırken”de bilinçsizce öyle yaparız zaten.

Kulaklarımızın Oyunları

  Bir peksimet parçasını çiğnerken kulaklarımızda müthiş bir gürültü duyarız.Oysa yanı başımızda bulunanlar böyle bir gürültü duymaz.Bunun nedeni kafa kemiklerimizin sesi havadan çok daha iyi iletmesidir.Cep saatinin zincirini dişlerinizin arasına sıkıştırıp kulaklarınızı kapatın,tik taklar balyoz darbeleri halini alacaktır.Sağır Beethoven,bastonunun bir ucuna piyanoya dayar,diğer ucunu da dişleri arasına alarak piyano dinlerdi.Sağır insanlar,iç kulakları sağlam olmak koşulu ile,dans edilebilir;müzik,döşeme ve kafa kemikleri yolu ile işitme sinirine ulaşır.

Karnından konuşanlar da(ventrilog)kulaklarımızın sesin yönünü belirleyememesinden yararlanırlar.

#

 

(yok) Yorum yaz! Baglanti

Elektrik Telleri Üzerindeki Kuşlar Neden Çarpılmazlar?

         İnsanlar ve hayvanların elektrik akımını taşıyan tellere değince nasıl öldüklerini hep biliriz.Peki nasıl oluyor da kuşlar elektrik tellerine böyle korkmadan konabiliyor?Çünkü kuşun gövdesi elektrik devresinin bir dalı oluyor,direnci son derece büyük bir dal.Kuşun pençeleri arasındaki kısa tel parçasının direnci kuş gövdesinin direncinden çok daha küçüktür.Akım,direnci en az olan yolu seçtiğinden,direnci fazla olan kuşun gövdesine pek az girer.Fakat kuş elektrik direğine değer değmez(yani topraklanır topraklanmaz)ölür.Herhalde bu şekilde ölen kuşları görmüşsünüzdür.Yüksek voltaj enerji hatlarının destekleri üzerinde oturan kuşlar telleri gagalamak alışkanlığındadırlar.Destekler topraktan izole edilmediklerinden,gagası tele değer değmez kuş kömür olur.

#

(yok) Yorum yaz! Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/3|Sonraki Sayfa>>

counter