<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>bilgiyazar blogcu</title>
        <description></description>
        <link>http://bilgiyazar.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 02:10:59 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>İki Gemi Neden Birbirini Çeker?</title>
            <link>http://bilgiyazar.blogcu.com/iki-gemi-neden-birbirini-ceker_3075489.html</link>
            <guid>http://bilgiyazar.blogcu.com/iki-gemi-neden-birbirini-ceker_3075489.html</guid> 
            <description>
  &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 1912 Sonbaharında o zamanın en büyük Atlantiklerinden olan Olimpik tam yolla Okyanus&amp;#8217;a açılıyordu.Hawk adlı küçük kruvazör hızla Olimpik&amp;#8217;e yaklaştı ve onun 100 m. Açığında paralel seyretmeye başladı.Gemiler Şekil I&amp;#8217;deki durumda iken çok garip bir şey oldu:Hawk görünmez bir kuvvet tarafından itiliyormuşçasına rotasından saptı,başını Olimpik&amp;#8217;e çevirdi ve dümencinin bütün çabalarına rağmen olanca hızı ile Olimpik&amp;#8217;e çarptı.Çarpışma öylesine şiddetli idi ki Olimpik&amp;#8217;in gövdesinde büyük bir yarık açıldı.Mahkeme Hawk&amp;#8217;a yol vermediği için Olimpik kaptanını suçlu buldu.Oysa aslında kimsenin suçu yoktu,gemiler birbirini çekmişti.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/bilgiyazar_sekil-1.JPG&quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu çekimin nedeni neydi?Tabii ki bu olayın Newton&amp;#8217;un genel çekim kanunu ile ilgisi yok.Olay Bernoulli prensibi ile açıklanır:bir boru ne kadar darsa içindeki sıvı o kadar hızlı akar ve borunun çeperlerine o kadar az basınç yapar.Aynı şey gazlar içinde geçerlidir, o zaman buna Clement-Desormes olayı denir(aerostatik paradoks da denmektedir).Bu olay bir Fransız madeninde rastlantı sonucu keşfedilmiştir.Madenden dışarı basınçlı hava püskürten borunun ağzını bir kapakla kapatmak isteyen bir işçi deliğin içine doğru çekilmiş ve hava kanalına düşmekten zor kurtulmuştur.Siz de dışarı hızla hava püsküren deliklerin yakınında çok dikkatli olun,hava dışarı çıkmaktadır ama siz içeri çekilebilirsiniz,olaya paradoks denmesinin nedeni de budur.Aynı olayı bir esans şişesi püskürtücüsünde görmek de olasıdır(Şekil III).a borusunun dar ucundan hızla çıkan havanın basıncı düşer,gelen hava akımı altında küçük damlacıklara ayrılırlar.&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Sat, 26 May 2007 22:41:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sürtünme Olmasaydı?</title>
            <link>http://bilgiyazar.blogcu.com/surtunme-olmasaydi_2925457.html</link>
            <guid>http://bilgiyazar.blogcu.com/surtunme-olmasaydi_2925457.html</guid> 
            <description>
       &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Eğer,cisimler arasındaki sürtünme ortamı ortadan kalksaydı neler olabilirdi,hiç düşündünüz mü?Kalem,elimizden kayıp düşecek,kitaplar ve mürekkep hokkaları masanın üzerinden kayıp yere yuvarlanacak,masa,döşeme üzerinde kayarak köşeye toslayacak,kısacası,tüm cisimler aynı düzene gelene kadar her şey kayacak ve yuvarlanacaktı.Sürtünmesiz bir dünyada,düğümler çözülecek,dikişler sökülecek,düğmeler düşecek,çiviler ve vidalar yerlerinden çıkacak,girdaplar sonsuza dek dönecek,ses asla sönmeyip,bir duvardan ötekine yankılanıp duracaktı.Buz üzerinde sürtünme azaldığı için düşeriz.Kayakçılar,patenciler ve kızakçılar,hızlarını sürtünmenin azalmasına borçludur.Buz üzerinde 2 atlı kızak,70 ton ağırlığında bir yükü rahatça taşır.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;b&gt;#&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;   &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  
.. ( &lt;a href=&quot;http://bilgiyazar.blogcu.com/surtunme-olmasaydi_2925457.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 12 May 2007 23:19:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Tavşan,Neden Arkasını da görür?</title>
            <link>http://bilgiyazar.blogcu.com/tavsan-neden-arkasini-da-gorur_2162875.html</link>
            <guid>http://bilgiyazar.blogcu.com/tavsan-neden-arkasini-da-gorur_2162875.html</guid> 
            <description>
&lt;br&gt; &lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/bilgiyazar_gormealanlari2.JPG&quot;&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İnsan,sol ve sağ gözlerin cisimleri eşzamanlı olarak algılayabildiği nadir canlılardandır.İnsanda sol ve sağ gözün görme alanları hemen hemen çakışır,arada ufak bir fark vardır.Hayvanların çoğu ise sol gözle sol yanını,sağ gözle sağ yanını görür.Bu nedenle insan dış dünyayı 3boyutlu görebilen,yani derinlik hissi olan&amp;nbsp; nadir canlılardandır.Hayvanlar dış dünyayı genellikle bir resim tablosu gibi görürler,yani derinlik boyutu yoktur.Şekilde bir insanın görme alanı görülüyor.Hem sol,hem de sağ göz yatay bir düzlemde 120 derecelik bir açıyı görür,bu açılar hemen hemen çakışmış gibidir,iki açının ortak alanına düşen cisimler&amp;nbsp; boyutlu görülür.Şekilde tavşandaki görme alanları verilmiştir.Tavşan başını ve gözlerini çevirmeden aynı zamanda hem önünü,hem arkasını görür.Bu nedenle bir tavşanı arkadan habersizce gelip yakalamak olası değildir,onun içindir ki &amp;#8220;tavşan kadar ürkek&amp;#8221; denir.Diğer yandan tavşan başını çevirmeden burnunun ucunda olup biten şeyleri göremez.Hemen hemen&amp;nbsp; bütün tırnaklı ve geviş getiren hayvanların çok geniş bir görme alanı vardır.Yine şekilde atın görme alanı verilmiş.Görüldüğü gibi at başını hafif çevirirse arkasındaki her şeyi görebilir.Böylece otçul hayvanların etçil düşmanlarından kaçması kolaylaşmıştır.Yırtıcı etçillerin görme alanı daha darsa da derinlik algılamaları iyi gelişmiştir,böylece düşmanının uzaklığını da ölçüp üzerine atlayabilirler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;#&lt;br&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;/p&gt;
.. ( &lt;a href=&quot;http://bilgiyazar.blogcu.com/tavsan-neden-arkasini-da-gorur_2162875.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 04 Mar 2007 16:45:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Buz Parçası İle Ateş Yakabilirsiniz</title>
            <link>http://bilgiyazar.blogcu.com/buz-parcasi-ile-ates-yakabilirsiniz_1980659.html</link>
            <guid>http://bilgiyazar.blogcu.com/buz-parcasi-ile-ates-yakabilirsiniz_1980659.html</guid> 
            <description>
  &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Jules Verne&amp;#8217;in &amp;#8220;Kaptan Hatteras&amp;#8217;ın serüvenleri&amp;#8221; adlı kitabında Dr. Clawbonny saydam bir buz parçasını baltası yardımı ile bir konveks yakınsak mercek haline getirir ve güneş ışınlarını bu mercekte yoğunlaştırarak &amp;#8211;48 C derece soğukta bu üzerinde kavı ateşlemeyi başarır.Buzdan merceği şöyle daha kolay hazırlarsınız:bir yassı kase içine içme suyu koyup dondurun,kaseyi hafifçe ısıtarak buzu dışarı alın.Bulutsuz ve buzlu bir günde bu mercek yardımı ile açık havada kavı tutuşturabilirsiniz.Camlar güneş enerjisinin çoğunu emdiğinden bu deney ev içinde yapılamaz.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yine Jules Verne&amp;#8217;in Esrarlı Ada kitabının kahramanları iki bombe saat camı arasına su koyup saat camlarını kille yapıştırarak yakınsak bir mercek yaratır ve bununla ateş yakarlar.Bu iki cam arasına su konulmazsa mercek yaratılamaz,çünkü saat camlarının iç ve dış yüzeyleri paralel olduğundan bunlar ışığı kıramaz,suyun eklenmesi ile kırılma mümkün olur.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Su ile dolu küre biçimi bir sürahi de büyüteç rolü oynar.Eskiler bunu ve bu sırada suyun kendisinin ısınmadığını bilirlerdi.Küre biçimi sürahilerin güneşe maruz bırakılması sonucu masa örtüsü ve perdelerin alev aldığı görülmüştür.Eskiden eczane vitrinlerinde içi renkli su dolu cam küreler olurdu ve bazen bunlar yakınlarındaki bazı kolay alev alır sıvıların tutuşmasına yol açardı.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;</description>
            <pubDate>Mon, 12 Feb 2007 21:46:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Ateşi Ateşle Söndürmek</title>
            <link>http://bilgiyazar.blogcu.com/atesi-atesle-sondurmek_1980308.html</link>
            <guid>http://bilgiyazar.blogcu.com/atesi-atesle-sondurmek_1980308.html</guid> 
            <description>
      &lt;p&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; Bir orman veya bozkır yangınını söndürmek için en iyi ve bazen tek yöntem bu yangının hattının biraz ilerisinde yeni bir yangın hattı yaratmaktır.İkinci yangın birinciye doğru ağaçları veya otları yaka yaka ilerler.İki yandan birbirleri ile karşılaştığında alevler yavaş yavaş söner,sanki iki ateş birbirini yok etmiştir.Şimdi haklı olarak şu soruyu sorabilirsiniz:Orman veya bozkır yangını rüzgarın gittiği yöne doğru gideceğinden çıkardığımız ikinci yangının birinci yangına doğru gitmesi değil,ondan uzaklaşması beklenir.Fakat gerçekten ikinci yangın hattı birinciye doğru ilerler.Olay basit bir fizik kuralı ile açıklanır:ısınan hava genleşerek hafifler ve bu nedenle yükselir,yükselen havanın yerini çevreden gelen soğuk hava doldurur,bu nedenle rüzgarın yönü ne olursa olsun yangın hattına yakın duran bir insan rüzgarın daima yangına doğru estiğini hisseder.İşte çıkarılan ikinci yangın bu nedenle birinci yangına doğru ilerler.Belli bir kuşakta bütün ağaçlar yanmış olduğundan yangın yayılamaz ve söner.&lt;/p&gt;  # &lt;p&gt;&lt;/p&gt; 
.. ( &lt;a href=&quot;http://bilgiyazar.blogcu.com/atesi-atesle-sondurmek_1980308.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 12 Feb 2007 21:09:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Su Ateşi Neden Söndürür?</title>
            <link>http://bilgiyazar.blogcu.com/su-atesi-neden-sondurur_1972723.html</link>
            <guid>http://bilgiyazar.blogcu.com/su-atesi-neden-sondurur_1972723.html</guid> 
            <description>

&lt;p&gt;&amp;nbsp; Su ateşe değer değmez buharlaşır,suyun
buharlaşması ateşi soğutur(Ateşi yükselenlerin vücuduna alkol sürülmesi de
buharlaşması yolu ile vücudu soğutmaya yarar).Suyu buharlaştırmak için gereken
ısı suyu kaynatmak için gereken ısının 5 katıdır.Buhar haline geçerken suyun
hacmi yüzlerce kat artar.Büyük bir su buharı bulutu ateşin etrafını
sarar,böylece ateşin hava ile teması kaybolur.Hava olmadan yanma olmaz.Yangını
daha iyi söndürmesi için suyun içine barut tozu konur.Barut çabucak yanarak
büyük miktarda yanıcı olmayan gaz verir.Yanıcı olmayan gaz bulutu ateşi
kaplayarak söndürür.&lt;/p&gt;

Bilim ve Teknik-Doç. Dr. Selçuk ALSAN
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
.. ( &lt;a href=&quot;http://bilgiyazar.blogcu.com/su-atesi-neden-sondurur_1972723.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 12 Feb 2007 00:08:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Buz Saçakları Nasıl Oluşur?</title>
            <link>http://bilgiyazar.blogcu.com/buz-sacaklari-nasil-olusur_1972547.html</link>
            <guid>http://bilgiyazar.blogcu.com/buz-sacaklari-nasil-olusur_1972547.html</guid> 
            <description>
   &lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bazı şeyleri sık sık görürüz de üzerinde pek düşünmeyiz,buz saçakları da bunlardan biridir.Kış günleri evlerin damlarından buz saçakları sarkar.Peki, bunlar nasıl oluşuyor?Kar erirken mi,donarken mi? Erirken ise su nasıl donuyor? Donarken ise bu donan su nereden geliyor? Sorun pek basit değildir,buz saçakları oluşması için aynı zamanda iki türlü ısı gereklidir:erimek için sıfır üstü ve donmak için sıfır altı.Dam eğimli olduğu için güneş ışınlarını dike yakın olarak alır,damdaki ısı sıfır üstüne ulaşır ve damdaki kar erimeye başlar.Havanın ısısı ise sıfır altı olduğundan damın kenarlarından akan sular donar.Güneş ışınları eğimli olmayan yüzeylere,örneğin toprağa,daha eğik düştüğünden ısıyı sıfırın üzerine yükseltemez,bu nedenle damdaki kar erirken yerdeki kar erimez.Güneş ışınlarının verdiği ısı,düştükleri yüzeyle yaptıkları açının sinüsü ile orantılıdır.Şekilde damdaki kar yerdeki kara göre 2,5 kat daha fazla ısınır,çünkü 60 derece ve 20 derecenin sinüslerinin oranı 2,5 dur. Bu olay yazla kış ve kutupla ekvator arasındaki ısı farklarını da açıklar(bu ısı farklarında ayrıca günün uzunluğu,yani güneşin ısıtabildiği süre de rol oynar).Dünyamız pratik olarak yazın da kışın da güneşten aynı uzaklıktadır.Kutuplarla ekvatorun güneşe olan uzaklığı da eşittir.Fakat kışın yaza göre güneş ışınları dünyaya daha eğimli gelir.Aynı şekilde kutuplara gelen güneş ışınları ekvatora göre daha eğimlidir.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;#&lt;/p&gt;   &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  
.. ( &lt;a href=&quot;http://bilgiyazar.blogcu.com/buz-sacaklari-nasil-olusur_1972547.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 11 Feb 2007 23:45:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Buz Neden Kaygandır?</title>
            <link>http://bilgiyazar.blogcu.com/buz-neden-kaygandir_1971511.html</link>
            <guid>http://bilgiyazar.blogcu.com/buz-neden-kaygandir_1971511.html</guid> 
            <description>
      &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Cilalı dümdüz bir döşeme cilasız olandan çok daha kaygandır.Benzer olarak dümdüz bir bu yüzeyinin pürtüklü bir buz yüzeyinden daha çok kaygan olması gerekmez mi? Fakat aksine bir kızak buz üzerinde dümdüz bir buza göre çok daha hızlı gider.Bunun nedeni şudur:Buz düz olduğu için kaygan değildir,basınç altında eridiği için kaygandır.Buz patenlerini düşünelim.Patenlerde vücudumuzun tüm ağırlığı çok küçük bir yüzey tarafından taşınır;böylece cm2 başına düşen ağırlık,yani vücudumuzun buza yaptığı basınç,büyür.Basınç altında kalan buz erir(erime noktası azaldığı için).Örneğin buzun ısısı &amp;#8211;5 derece ise ve patenlerin basıncı buzun erime noktasını 6-7 derece alçaltmışsa buz erir.Teorik olarak bilinmektedir ki buzun erime ısısını 1 C derece azaltmak için 130 kg/cm2 basınç gerekir.Patenler bu kadar bir basınç sağlayabilir mi? Eğer patenlerin alt yüzeyine göre hesaplarsanız tabii ki hayır.Fakat gerçekte paten bıçaklarının buza direkt değen yüzeyi çok daha küçüktür.Böylece vücudun ağırlığı altında buz eriyince buz ile patenle arasında ince bir su tabakası oluşu,patenci sürekli olarak bu ince su tabakası üzerinde kayar.Buz,doğada kaygan olan tek şeydir.Diğer maddeler dümdüz olsa da kaygan değildir.Pürtüklü buzun daha kaygan oluşunun nedeni şudur:Kızak veya tabanınız yalnız pürtüklere basar,böylece temas yüzeyi çok küçülür ve basınç o oranda artar(basınç=ağırlık/yüzey).Sıkıştırılan buz veya kar parçaları aynı nedenle birbirine yapışır.Kartopu veya kardan adam yapanlar karı onun için sıkıştırır.Sokaktaki kar,üzerinde yürüne yürüne buz şeklini alır.&lt;/p&gt;#&lt;p&gt;&lt;/p&gt;     
.. ( &lt;a href=&quot;http://bilgiyazar.blogcu.com/buz-neden-kaygandir_1971511.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 11 Feb 2007 21:58:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Çeşitli Ses Deneyleri#</title>
            <link>http://bilgiyazar.blogcu.com/cesitli-ses-deneyleri_1831894.html</link>
            <guid>http://bilgiyazar.blogcu.com/cesitli-ses-deneyleri_1831894.html</guid> 
            <description>
     &lt;p&gt;Ses Aynaları&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Dağ,yapı,yüksek duvar,orman vb. gibi yankı oluşturan her engel aslında bir ses aynasıdır.Bir ayna ışığı nasıl yansıtırsa bunlar da sesi öyle yansıtır.Konkav aynalar ışığı nasıl bir noktaya toplarsa konkav ses aynaları da ses için aynı işi yapar.İki çukur tabak ve bir cep saati alarak şu deneyi yapın:Bir tabağı masanın üstüne koyun,saati bu tabağın dibinden birkaç cm yukarıda tutun,diğer tabağı kulağınıza yapıştırın.Bu üç cismin yerini iyi ayarlarsanız,saatin tik taklarını kulağınıza yakın tabaktan geliyormuş gibi duyarsınız.Ortaçağ şatolarında benzer bir yöntemle mermer büstler &amp;#8220;konuşturuldu&amp;#8221;.Bunun için ya büst,konkav bir ses aynanın odak noktasına konur,ya da duvarın içine gizlenmiş bir konuşma borusu büstte sona ererdi.Kubbeli tavanlar ses borusundan gelen dalgaları büstün dudaklarına yansıtırdı.Tiyatro ve konser salonlarında gereksiz sesleri emecek yüzeyler yaratılarak iyi bir akustik sağlanır.Tiyatrolarda suflörün fısıldadığı yerin tavanı konkav bir ses aynasıdır.Bu sayede ses,seyirciye ulaşmadan sahnede odaklaşır.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Deniz dibin.. ( &lt;a href=&quot;http://bilgiyazar.blogcu.com/cesitli-ses-deneyleri_1831894.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 28 Jan 2007 20:19:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Füzeler Neden İleri Hareket Eder?</title>
            <link>http://bilgiyazar.blogcu.com/fuzeler-neden-ileri-hareket-eder_1816086.html</link>
            <guid>http://bilgiyazar.blogcu.com/fuzeler-neden-ileri-hareket-eder_1816086.html</guid> 
            <description>
 Bazı fizik öğrencileri bile bu soruya yanlış yanıt verir:&quot;Füze arkasından fışkırttığı gazlarla havayı geri iterek öne doğru gider&quot;.Bu yanıt şundan dolayı kesinlikle yanlıştır:Bir füze hiç havasız bir ortamda da fırlatılabilir ve hatta füze boşlukta iken&amp;nbsp;havada olduğundan daha iyi gider.Tüfekle bir mermi atıldığında tüfek geri teper,çünkü aslında tetik çekilince tüfek mermiyi ileri itmez,tüfek ve mermi birbirlerini şiddetle karşıt yönlere iterler.Mermi namludan çıkıp giderken tüfek da omuza çarpar.Eğer tüfek havada asılı olsaydı çok daha fazla geri giderdi.Tüfek ve mermi eşit kuvvetlerle itilmektedir,fakat mermi hafif olduğundan hızı büyük olur.Jules Verne&amp;#8217;in &amp;#8220;Başaşağı&amp;#8221; kitabının kahramanları dünyanın eğrilmiş eksenini dev bir topun geri tepmesinden yararlanarak düzeltmek isterler.Füze de tüfeğe benzetilebilir.Füze mermi yerine gaz atmaktadır.Mermi atan tüfek nasıl geri tepiyorsa gaz atan füze de öyle geri teper.Bu yüzden füze ileri hareket eder.&lt;br&gt;#&lt;br&gt;&lt;img src=&quot;file:///C:/DOCUME%7E1/emre/LOCALS%7E1/Temp/moz-screenshot.jpg&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&lt;img src=&quot;file:///C:/DOCUME%7E1/emre/LOCALS%7E1/Temp/moz-screenshot-1.jpg&quot; alt=&quot;&quot;&gt; &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  
.. ( &lt;a href=&quot;http://bilgiyazar.blogcu.com/fuzeler-neden-ileri-hareket-eder_1816086.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 26 Jan 2007 21:02:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://bilgiyazar.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>