Çeşitli Ses Deneyleri#
Ses Aynaları
Dağ,yapı,yüksek duvar,orman vb. gibi yankı oluşturan her engel aslında bir ses aynasıdır.Bir ayna ışığı nasıl yansıtırsa bunlar da sesi öyle yansıtır.Konkav aynalar ışığı nasıl bir noktaya toplarsa konkav ses aynaları da ses için aynı işi yapar.İki çukur tabak ve bir cep saati alarak şu deneyi yapın:Bir tabağı masanın üstüne koyun,saati bu tabağın dibinden birkaç cm yukarıda tutun,diğer tabağı kulağınıza yapıştırın.Bu üç cismin yerini iyi ayarlarsanız,saatin tik taklarını kulağınıza yakın tabaktan geliyormuş gibi duyarsınız.Ortaçağ şatolarında benzer bir yöntemle mermer büstler “konuşturuldu”.Bunun için ya büst,konkav bir ses aynanın odak noktasına konur,ya da duvarın içine gizlenmiş bir konuşma borusu büstte sona ererdi.Kubbeli tavanlar ses borusundan gelen dalgaları büstün dudaklarına yansıtırdı.Tiyatro ve konser salonlarında gereksiz sesleri emecek yüzeyler yaratılarak iyi bir akustik sağlanır.Tiyatrolarda suflörün fısıldadığı yerin tavanı konkav bir ses aynasıdır.Bu sayede ses,seyirciye ulaşmadan sahnede odaklaşır.
Deniz dibinde yollanan ultrasonik(frekansı 20000 den büyük)ses dalgaları dip derinliğini birkaç saniyede ölçer.Bunun için ultrasonun dibe varıp geri gelmesi için geçen zamanı ölçmek yeterlidir.Gemi bu sırada yoluna devam eder.Eskiden gemiler durur ve dibe ip salarak derinlik ölçerlerdi,bu yöntemle 3 km derinliğin ölçülmesi 45 dakika alıyordu.
----
Çekirge Nerede?
Kulaklarımız bir sesin ne kadar uzaktan geldiğini belirlemede güçlük çekmez,fakat sesin geldiği yönü bazen bulamaz.Örneğin kulaklarımız sağımızdan mı solumuzdan mı ateş edildiğini açıkça belirler.Fakat atış bize dikse önümüzden mi arkamızdan mı ateş edildiğini çoğu kez ayırt edemeyiz.Bir arkadaşınızın gözlerini bağlayıp,onu odanın ortasına oturtun ve başını hiç çevirmemesini söyleyin.Sonra onun tam önünde veya arkasında(onun alnının ortası ile sizden,geçen hayali bir düzlem üzerinde)durun ve iki madeni parayı birbirine vurun.Şimdi sesin nereden geldiğini sorarsanız sizin olduğunuz yön dışında herhangi bir yönü işaret edecektir.Siz bu simetri düzlemini terk eder etmez yerinizi bulur:Çünkü sese yakın kulak,sesi diğerinden önce alacaktır.Aynı nedenle kırda öten bir çekirgenin yerini bulmak zordur.İki adım ötenizde sağınızdan çekirgenin sesini duyarsanız,şimdi başınızı sağa çevirirseniz çekirgenin sesi solunuzdan gelmeye başlar.Çekirge sıçradı sanırsınız,gerçekte ise çekirge yerinden oynamamıştır.Bu “işitme yanılması”(illüzyon)denen olaydır.Başınızı çevirmekle çekirge,başınızı sağlı sollu iki simetrik yarıma ayıran düzlemin üzerine gelmiştir,bu bakımdan artık onun yerini belirlemek zordur.Guguk kuşu,çekirge vb. gibi sesi uzaktan gelen bir hayvanın yerini bulmak istiyorsanız başınızı sesin geldiği yöne değil onun karşıt yönüne çevirin,”kulak kabartırken”de bilinçsizce öyle yaparız zaten.
Kulaklarımızın Oyunları
Bir peksimet parçasını çiğnerken kulaklarımızda müthiş bir gürültü duyarız.Oysa yanı başımızda bulunanlar böyle bir gürültü duymaz.Bunun nedeni kafa kemiklerimizin sesi havadan çok daha iyi iletmesidir.Cep saatinin zincirini dişlerinizin arasına sıkıştırıp kulaklarınızı kapatın,tik taklar balyoz darbeleri halini alacaktır.Sağır Beethoven,bastonunun bir ucuna piyanoya dayar,diğer ucunu da dişleri arasına alarak piyano dinlerdi.Sağır insanlar,iç kulakları sağlam olmak koşulu ile,dans edilebilir;müzik,döşeme ve kafa kemikleri yolu ile işitme sinirine ulaşır.
Karnından konuşanlar da(ventrilog)kulaklarımızın sesin yönünü belirleyememesinden yararlanırlar.
#
(0) Yorum yaz! Baglanti
<<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>